Little miss sunshine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Little miss sunshine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2013 Salı

Efsane VW Kombi de Veda Etti

"Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna verilecek cevaplarım hep oldu benim. Meslekler uçuştu kafamda; bir gün mimar olcam, bir gün doktor, bir gün de ressam olcam dedim. Bunlardan hiçbiri ol(a)madım. Şimdi de ne olduğum konusunda bir bilgim yok aslında, yaşayıp gidiyoruz işte.

Kendime dair emin olduğum tek bir şey var: ilerde mutlaka mutlaka "bakkal" olacağım. Mahallede büyümüş, sokaklarda gece yarılarına kadar zaman geçirmiş son neslin üyesi biri olarak bunu çok istiyorum. Sabahları kapı önünde kasap amca ile "tavla atma" hayalindeyim. Sonra çaycıdan iki oralet söyleyip, bakkala bir şeyler almaya gelen teyzelerle sohbet etmek...

Yaşlandıkça geçmişe özlem büyüyor içimde. Ne kadar daha büyüyecek ve sonu ne olacak merak içindeyim. Her şey ve herkes çok hızlı değişiyor. Şu "çağa ayak uydurmak" dedikleri şey ne fena bir illetmiş.

Eskiden sarı Volkswagen minibüsünde efsane dürümler satan bir amca vardı Suadiye sahilde. Dün aklıma düştü, yokluğunu belki de yeni fark ettim, çok ayıp ettim. Yokluğunu anlamam çok uzun sürse de o amcanın minibüsü de hep hayallerimdeydi... Amerikan ergen filmlerinde de bolca yer almış olan bu minibüsün hepimiz için bir anlamı var-dı işte...

"Little Miss Sunshine" filminin etkisi ile zaten Volkswagen'in sarı minibüsüne fena halde aşıktım, bu sabah öğrendim ki o minibüsün adı Kombi imiş ve 56 yıldır üretilen bu minibüsün üretimi durdurulmuş. Yani artık ondan olmayacak. Son bir seri üretilip vedalaşacakmış. İşte bu tam bir "Veda Kombisi"...


Bazı markalarla gönülden bağ kurarsın. Evet belki hayatım boyunca Kombi'm olmayacakı ama trafikte-yolda-her nerde olursa olsun onu gördüğümde parmağımla onu gösterip kocaman "sırıtacaktım".

 
Brezilya'nın ünlü reklam ajansı da verdiği ilanla Kombi'nin piyasadan çekildiğini duyurmuş. Zengin kız fakir oğlan filmlerinde olduğu gibi imkansız bir aşktı bizimkisi... Hoşça kal Kombi.


 

12 Kasım 2011 Cumartesi

"Kaybeden; kaybetme korkusuyla denemeye dahi cesaret edemeyendir."

    Çocukluğum Şile'de geçti. Şimdilerde 50 dakikada gidilen yol ben minikken 2 saat sürerdi. Ya İstanbul'a gitmek çileydi ya da Şile'ye dönmek. Ben böyle büyüdüm. Hep 2 evim oldu, 2 arkadaş grubum, sabahları ekmek almaya gittiğim 2 bakkal amcam...
Hiçbir denizi sevemedim Şile'nin ki kadar...
Şimdi düşünüyorum da kaç yıl oldu Şile'de denize girmeyeli? En çok sevdiğimi kaçırmışım işte yıllar geçmiş...

Evimizle deniz arasında sadece kumsal vardı, ama yine de denize kavuşmak zordu çünkü kum sıcaktı :)
Her yaşın derdi başka işte.

    Annemin benim için aldığı mayolar olaydı. Fosforlu sarı, fuşya hatta kıpkırmızı... Bir sorun olduğunu küçükken de hatırlıyordum çünkü o kadar parlaktım ki insanların gözünü alıyordum. Sonra öğrendim ki ben arkadaşlarımla denize gittiğimde evden beni rahatça seçsinler, görebilsinler diye önlemmiş :)

Bu gece Little Miss Sunshine gecesiydi, bu filmi çok seviyorum. Bazen kaybetmenin bile çok anlamlı olabileceğini ailecek sahnede dans ederek ne güzel gösteriyorlar. Olive benim kahramanlarımdan... Hatta Olive'ın gözlüğünün aynısını aldım, herkes nine gözlüğü dese de ben her seferinde Olive ile aramızda! diyorum...

                    

Hayat hayallerini doldurduğun bir minibüs ve sanırım önemli olan bu hayallerine ulaşmak için yanına kimleri aldığın...


                                    

Filmin en dikkat çekici kısmı minicik kızların makyajla nasıl o hale geldikleri. Resmen sinir bozucular, küreğin tersi ile ağızlarına çakma isteği yaratıyorlar. Bu da demek oluyor ki minik kızlar çok güzel büyümüş de küçülmüş rolü yapıyorlar zira öyle olamazlar :)

                

Bu filmin derin etkisinin bir başka sebebi de dede özlemi. Olive'ın dedesi gibi benim de dedelerimden biri hayatta olsaydı da ben de böyle güzel anılar biriktirebilseydim, onları hatırlasaydım...En azından bir kez maça gidebilseydik...

Bu filmin en güzel cümlesini dedesi Olive'e söylüyor: ''Kaybeden; kaybetme korkusuyla denemeye dahi cesaret edemeyendir."