emma stone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emma stone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2015 Pazartesi

Sönük olduğun kadar bayık bir törendin sevgili #Oscars2015

Bir Oscar Töreni’ni daha geride bıraktık. Bu yıl da kah kazananları tutturduk, kah yok artık en iyi film Birdman mi dedik… Bu seneyi atlattık bakalım seneye Oscar’ı görebilecek miyiz? Kısmet...

En iyi film, o, bu, şu hepsini öğrendik. Şimdi en eğlenceli kısma geçelim: Kim ne giymiş?

Ketra Knightley’i görünce direkt “Adını dağlara yazdım yarim” şarkısı (el yazısıyla yazarak) aklıma geldi, kadıncağıza hamilelik hiç yaramadı. 



Naomi Watts kendisine duvar ördürmüş gibi, bir terslik çıkmaz ise birazdan sıvaya geçeceğiz. Eskiden tatlış bulurdum bu kadını, son zamanlarda iyice saldı. Olmadı Naomi’cim olmadı.



Lady Gaga'yı görünce, tören sonrası boşları toplayacak ve bulaşığa girişecek herhalde dedim... Süperstarlık biraz da komilik gerektirir, haklısın canım.



Nicole Kidman, sen bekaret kemeri misin yoksa hediye paketi mi? Bu elbiseyi giydiğinde “Bu belimdeki kırmızı kuşak olmasa da olur bence” diyemedin mi? Diyememişsin :(



Gywenth Paltrow’u herkes pek beğenmiş, ben ise no! Bu kadar uçuk renk bi pembe giy bir de omzuna botanik bahçesi büyüklüğünde gül kondur… Ben seni hiç beğenmedim canım ya, az sonra Günay’da sahne alacak gibisin.



Şimdi gelelim en en en beğendiğime!

Emma Stone sen ne kadar tatlış ve de tontiş olmuşsun öyle. O elbisenin rengi, modeli, aşırı olmayan dekolte ve makyajın… Her şey her şey mükemmel. (Elie Saab)


28 Şubat 2012 Salı

84. Oscar'ın Ardından...

    Oscar törenini izleyen-izlemeyen herkes kırmızı halı ve ödüller ile ilgili yorumlarını paylaştı mı? Rahatladık mı? Sözüm meclisten içeri Oscar'a aday olan filmler konusunda bi' haber olan insanların bıdı bıdı yapmasını; gerizekalı kızların tuttukları takım yenince sevinip, saçmasapan cümleler kurmasına benzetiyorum.

Herkes sinema eleştirmeni, herkes Demet Akalın güzelim memleketimde...

    Töreni canlı canlı izledim, çok keyif aldığım söylenemez özellikle Cirque du Soleil'in sahne alması çok saçmaydı. The Artist ve Hugo'nun geceye damgalarını vuracaklarını biliyorduk ama törenin başını izleyen biri tüm ödülleri Hugo'nun topladığını sanabilir çünkü peşpeşe teknik ödüllerin hepsini topladı. Hatta twitter'da bir arkadaş 'Hugo bu hızla giderse Tolga Abi bile ödül alacak.' yorumu çok iyiydi.

                               

The Artist ve Hugo beşer ödülü cebe indirdiler, A Separation'ın ödül alması ve sahnede yapılan konuşma güzeldi. The Muppets'ın Man or Muppet şarkısının ve Midnight in Paris ile Woddy Allen'ın Oscar'ı kucaklaması sevindirdi.

Gönlüm Viola Davis'den yana olsa da Meryl Streep'in kazanması zaten kesin gözüyle bakılıyordu. Ve son olarak Jean Dujardin'in en iyi erkek oyuncu seçilmeliydi, seçildi de :)

                       

Gecenin best dressed'i açık ara Gwyneth Paltrow'du. Tom Ford'u içinde yalın güzelliği ile çok şıktı.

                                            

Ve son olarak Angelina Jolie sanadır sözüm: o halin nedir? Fotosentez mi yapıyorsun? Diz kapakların deriden fırlayacak gibi...

                                                  

Oscar gecesinde verdiği bu poz ile dalga konusu olan Angelina; Serdar Ortacing ve Doğuşing'den sonra dahil olduğumuz uluslararası ilk akım :)

                                                  Top model Nina Agdal Angelina Jolie’ing

25 Ocak 2012 Çarşamba

The Help

Hep önden gittim.
Arkadaşlarıma şurada şu cafe var, lattesi çok güzel ya da şurda köfteci var enfes, hep ben denedim. Tüm okul sürü halinde George Hogg giyip, koridorda kaymamak için emin adımlarla yürümek zorunda kalırken okulda ilk Converse'i ben giydim (çok gururluyum, şaka değil cidden :) )
Gezdim gezdim gezdim, yürüdüm yürüdüm yürüdüm.
Çevreme birçok şeyi ben öğrettim çünkü ben en çok öğrenmeyi severdim.

    Salı pazarı müdavimi olarak ihraç fazlası harika parçaları bulup, daha yaz ya da kış gelmeden neyin moda olacağını ben öğrendim, en sevilen pazar markaları Atmosphere, H&M ve Topshop'ta yeni sezonda ne moda olacak ben bildim.

Şimdi bu durumu sinema ile yaşıyorum, herkesten önde gidiyorum, aylar sonra vizyona girecek olan filmleri bile izledim, bu sene kendi adıma yaptığım, sürekliliğini koruduğum tek aktivitem bu oldu.


                                           

    Yakında vizyona girecek olan ''The Help'' de bu sezonun favori filmleri listemden. Filmin konusu ''ırkçılık'' gibi ağır bir kavram olsa da bunu ele alışı ile oldukça basit ve de samimi. Film süre olarak uzun olsa da 60'lı yıllarda kadınlar nasıl giyinirmiş, saçları nasılmış ya da  tek amaçları kocalarına güzel görünmek olması gibi detayları da bu süreçte öğrenme fırsatı sunuyor.
Keyifli zaman geçirmek için izlenebilecek, samimi bir film. Özellikle Minny karakteri çok tatlı :) 

                           

    Nette gezinirken bir İngiliz geleneği olan 5 çayı üzerine harika bir çalışma, Kristian Schuller'in objektifinden, The Help kıvamında harika kareler :)