26 Haziran 2011 Pazar

Sürgün Günlerinde John Galliano --> John Galliano Homme Spring Summer 2012

   John Galliano'nun başına dert oldu ve belki de hepimize "özel hayatın gizliliği ve yeni iletişim teknolojilerinin tehdidi" üzerine düşünmemize de neden oldu...Adamcağız 'Hitler'i seviyorum.'' dedi, yargılanmaya başladı, geçtiğimiz hafta mahkemesi vardı. Herkes hata yapabilir, dilin kemiği yok, adamcağız bu sözü basın toplantısında söylemedi ki arkadaş ortamında zil zurna sarhoş iken söyledi.

Hepimizin kendimize göre bir görüşü var, ilk kez Hitler'i seviyorum diyen biri ile karşılaşmış gibi adamcağıza yargısız infaz yapıldı. Dior'dan kovuldu,  kendi adını taşıyan markasından da. Düşünsenize adınıza özel bir markanız ama sizin değil.

    Ben hasetimden çatır çatır çatlar, geceleri uyumaz, kendimi heba ederdim. Billy Gaytten markanın yeni kreatif direktörü oldu. Kendisi bu marka altında 23 yılı devirmiş. Yani düşünüyorum da 23 yıl bu marka ile çalış, John Galliano ile "kanka" olmuştur hatta daha da ötesi "panpa" olmuştur (geyiğimi de yaparım kaçırmam), içim rahat etmez arkadaşıma ihanet etmiş gibi hissederdim... Ahh bu profesyonel iş hayatı, hiçbir zaman beni ele geçiremeyeceksin.
Nisan ayında kovulmadan önce ''John Galliano Homme'' ilkbahar yaz koleksiyonu, John Galliano tarafından bence genel hatları ile hazırlanmış ya da ben öyle görmek istiyorum, sevmeyeceğim seni Billy bunu bilmiş ol e mi? :)

Geçtiğimiz günlerde bu koleksiyonun defilesi yapıldı.
Arunway
Photo:http://latimesblogs.latimes.com/alltherage/2011/06/paris-fashion-week-john-galliano-ss12.html
    Koleksiyonda 1960'ların İngiliz Pop art sanatçılarından ilham alınmış.
 Pop art sanatçısı olarak adledilen David Hockeny tarafından çizilen ''Bigger Splash'' ilham kaynağı olarak gösterildi. Resimde kullanılan renkler, ekliktik yapılar ve geometrik formlar kıyafetlere esin vermiş.
Koleksiyondan bir kaç seçmece:




23 Haziran 2011 Perşembe

TOUS ve Jennifer LOPEZ

    Jennifer Lopez'i oldum olası çok beğenmişimdir. Hep farklı bir havası vardı, hep tarzdı. Saçları, cildi, giyim tarzı hep özenilecek kusursuzluktaydı. 41 yaşında olmasına rağmen hala 30'larının başında gösteren fiziği ve mutlu aile tablosu ile gönlümüzü fethediyor (Cümleyi nasıl tamamlayacağımı bilemedim, saçmalayayım dedim).

    TOUS 90 yıllık geçmişi olan bir İspanyol markası. Ben İspanya'ya gitmeden önce açıkcası bi haberdim. Fakat İspanya'nın bütün şehirlerinde büyük mağazalarda satılmakta. Rengarenk, kullanışlı çantaları ve aksesuarları mevcut. Maskot ayısı var Kipling'in maymunu gibi çok meşhur ve çok şirin... TOUS'u oradan da tanıyabiliriz :)

TOUS markasının bir önceki kampanyasının yüzü Kylie Minogue'du. 2011 İlkbahar yaz kampanya yüzü ise Jennifer Lopez... Çok daha isabetli bir tercih benim için.

                        

                         


                          

                          

    İşin ilgi çekici tarafı takı tasarımcısı Deniz Kaprol'ün de yıllar önce verdiği bu poz. Biraz esinlenme var sanki? Kopya çekmişler ey ahali =)

                                                       

22 Haziran 2011 Çarşamba

Tanzanya'ya Gittim, Tane Tane Tanzanit Aldım, Geldim

    Kızlar için kırmızı fevkaladenin fevkidir. Değişmez. Kırmızı çanta, kaban, ruj... Hepsinin diline pelesenk olmuş bir cümle vardır: ''Ay kırmızı benim rengim, beni yansıtıyor.'' Hıhı oldu güzelim.

Tuttuğum takım sebebi ile kırmızı ile aram hiç olmadı, benim için kırmızı pembedir. Yani öyleydi... Arkadaşım doğumgünümde hediye kırmızı pabuçlar aldı, önce bir garipsedim sonra takımım şampiyonluk kotasına girince, saçma ama bence çok manidar bir şekilde kırmızı pabuçlarım sayesinde olduğuna inandım. Daha sonra derbi zamanı geldi çattı, derbi günü kendime kırmızı Wayfarer aldım. Ve kazandık. Bu sebeple bu yaz çok barışığım kırmızı ile. Dostluğumuz ne kadar sürer zaman gösterecek, şimdilik gül gibi geçinip gidiyoruz. 

                                                

    Bu sebeple yakuta karşı da ilgim her geçen gün artmakta. Elmastan sonra en dayanıklı taş olan yakut, pembe tonlarından eflatuna, kahverengimsi kırmızıya kadar bir çok renkte mevcut. En değerlisi kahverengimsi kırmızı renkte olan ve Tayland/Burma'da çıkan yakutlar. Yakut taşı iç huzur ve mutluluk için birebir imiş. Güzel rüyalar görmek istiyor isek kolyemiz ya da yüzüğümüz ile uyuyalım, tabi bunu ancak rüyanda görürsün olarak da yorumlayabiliriz :)

                                                    

    Lacivert sevgimin yanında kırmızının esamesi bile okunmaz. Ne asil bir renktir Yarabbim. Tüm renk skalası bir yana lacivert bir yana. Tanzanit adında değerli bir taş var. Lacivertin en can alıcı tonunda kendisi, resmen büyülü! Tazmanya bölgesinde keşfedildiği için bu ismi almış. Tanzanit'e ışık belli bir açıdan vurduğunda pembe yansıma oluşturuyor imiş. Lacivert ve pembenin harika uyumu !
Kendisi pırlantadan bin kat daha nadir bulunan bir taş imiş. Birgün kendime mücevher alır isem tanzanit taşlı bir yüzük alacağım kesin... Ne de olsa ben de nadir bulunan bir Mayni'yim:)))
                           

20 Haziran 2011 Pazartesi

Hayallerimin Burberry Trikosunu 2012 SS Burberry Prorsum'da Buldum !

    Sinemada Şirinler'in 3D halini gördüm. Şirine daha bir güzel, Gargamel daha bir gıcıktı. Benim için teknoloji budur dedim. Miniklik kahramanlarım yaşıyorlardı, elimi uzatsam Azman'ı yakalayacaktım sanki. İlkokul arkadaşımın ortaokula giden abisini psikoloğa götürüyorlardı, nedenini sorduğumda ''Renkli televizyona geçişle Şirinler'in siyah-beyaz değil de mavi olmasını kaldırmadı.'' demişlerdi. Ben gerçekten de inanmıştım, hatta o zamanlar çok şükür ki renkli televizyonumuz var diye sevinmiştim :)

Sosyal medyanın gitgide önem kazanmasıyla markaların bu yöndeki atılımları oldukça dikkat çekici. Kimi marka bu konuda uzmanlaşmış iken bazıları da daha yeni yeni bu ''acı gerçek''in farkına varma yolunda...

    Fendi, Burberry, Cartier, Rolex ve Hennesy gibi lüx markalar da dijital medya etkisini çok önceden kavrayan markalardan. Bu konuda ''cidden'' uzmanlaşmış markaların başında Burberry gelmekte. Cumartesi günü Burberry Prorsum 2012 İlkbahar/Yaz Erkek koleksiyonu defilesini canlı izlemesek de hepimiz biliyorduk. Alttan alttan bize verilen mesaj şuydu ''Ayy seni defileye çağıramadık canımmm, ama bak en azından izle, fikrin olsun, hem zaten ön sıra dışında arkadakiler net göremeyecek, en son çekim kalitesi ile çekeceğiz, hiçbir şeyi kaçırmayacaksın.''
Geyiği bir yana bırakabilir isem markalar bu şekilde davranak bizim için daha canlı, daha interaktif, daha fazla hayatlarımıza dahil olan markalar olmak istiyorlar. Defile görüntüleri youtube'dan da istediğiniz zaman izlenebiliyor.

Şimdi gelelim koleksiyona. Erkek reyonlarına pek uğrayan biri değilimdir ama bu koleksiyonda inanılmaz parçalar var. Domuz kumbaramı parçalatır cinsten, resmen bayıldımmmmm... Büyük ihtimal bizim ülkemizde pek tercih edilmeyecek kadar renkliler ama olsun kızlarrr iş başa düştü =)


Bu benimmmmmmm,
ayrıca o ponpon bereni de yerimmmmm:)
                
                               
                             
                   
                            
                     

18 Haziran 2011 Cumartesi

Lacoste 2011 Erkek Şort Mayo Koleksiyonu



    Minikler dün karne aldı. E böyle olunca bugün her yerde miniklerin hakimiyeti vardı. Kuzenlerime bakarak büyüdüğüm için bebek-çocuk bakımında doktoramı verdim, bir çocuğu 2 saat boyunca aynı koltukta tutabilmenin tek yolu sinemadır. Ve biz de öyle yaptık, minik kuzenimle Kung Fu Panda 2'ye koştuk. 3 boyutlu olması dışında cezbedici tek yanı Panda Po'nun sevimliliğdi...
Eskiden de babalar çocukları ile bu kadar ilgili miydi? sinemada bunu düşündüm zira evebeyn olarak anneden çok baba vardı. Bu postum size gelsin ilgili babalar...

    Öncelikle bu sene daha fazla erkek bacağı göreceğiz çünkü bu sezon dizaltı şortlar yerine diz üstü şortlar moda. (Tabi eğer çok kıllı iseniz sorun değil siz dizaltı giyin.) Desenli (çiçekli-böcekli) ve de neon renklerdeki düz şortlar trend.

Bu iki tarzı şortlarında barındıran Lacoste 2011 erkek şort mayo koleksiyonuna bir göz atalım.

                                Lacoste Men Swimwear (1)

                                Lacoste Men Swimwear (2)

                                Lacoste Men Swimwear (3)

                                Lacoste Men Swimwear (4)
                              
                                Lacoste Men Swimwear (6)

                                Lacoste Men Swimwear (7)

14 Haziran 2011 Salı

Hoşgeldin Marc By Marc Jacobs Postu!

    Marc Jacobs hayranlığımı taçlandırıp sadece kendim için yer veriyorum Resort 2012 koleksiyonuna. İstinye Park'ta açılan yeni mağazasına girip Bülent Ersoy edası ile sağ rafı paketleyin demek istiyorum, ülkemin dört bir yanı Daisy koksun istiyorum. Hı bir de barış istiyorum :)




13 Haziran 2011 Pazartesi

8 Haziran 2011 Çarşamba

Carmen Dell’Orefice Bildiğin Taş...

     Nineleri çok seviyorum hele ki pamuk gibi olanlar... İlkokula gidiyorken (sanırım 2. sınıfa) yolda elleri poşetlerle dolu olan bir nineye, yardım edeyim mi nine? diye iyilik amaçlı sorduğumda çok sevinmişti. Poşetleri yüklenip, o minik halimle o koca torbaları ve de kendi okul çantamı taşıyabiliyor olmanın büyük onur ve gururunu yaşıyordum. Ninenin cumbalı, tahtadan evine vardığımızda yaklaşık yarım saat yol gitmiştik. Nine poşetlerini benden devralıp, teşekkür edip, elime de bir şeftali tutuşturup kapısını kapattığı an gerçekle yüzleşmiştim. Ben hangi sokaklardan geçerek buraya geldim? Ve okulum ne tarafta?      Önce dolan gözler, sonra titreyen bir çene ve sahne! Okulumu bulduğumda 2. dersi bitiriyorlardı.
                                  World's Oldest Working Fashion Model Carmen Dell'Orefice Turns 80‎

    Carmen Dell’Orefice, kendisi 80 yaşında, Amerikalı stil ikonu ve model. Evet evet bildiğimiz model. Bu fotoğrafta solda gördüğümüz kişi sağda gördüğümüz kişinin gençlik hali. 1946 yılında Vogue'a kapak olmuş.

World's Oldest Working Fashion Model Carmen Dell'Orefice Turns 80‎ - 2

    1958 yılında da Chanel'in reklam yüzü olmuş. Diğer fotoğrafta ise Alberta Ferreti'nin bu kış düzenlediği defilede podyumda boy göstermiş.

 Taş sıfatını artık lütfen yerli yersiz kullanmayınız!!!

                                                 

Photos: courtesy of Getty Images/Entertainment and Ford Models

6 Haziran 2011 Pazartesi

Bu Bir Koltuk Kabartma Hikayesidir.

    İskender Smokin. Kısa bir zaman önce birçoğumuz gibi bana da bir şey ifade etmiyordu.
Kurucusu olan Levon Usta, Mustafa Kemal Atatürk tarafından 6 yıllığına Fransa'ya göderiliyor. Frak- smokin terziliği üzerine eğitim alıp, işin inceliklerini öğrenmesi için. Levon Usta yurda döndüğünde başta Atam'ız olmak üzere devlet adamlarının smokinlerini dikiyor.

                 

 
Markanın başında şuan 4. kuşak temsilcisi Levon Kordonciyan bulunuyor. Smokin denilince akla gelen ilk marka olmalarını da kumaş kalitesine bağlıyor. Kullanılan kumaşları şarap gibi yıllandırıyorlarmış yani belli dönemlerde suya yatırıp, yıkayıp, ütüleyip kaldırıyorlar. Böylece kıyafet dikildiğinde çekme gibi bir sorun ile karşılaşılmıyor.

                    

    Beni en çok şaşırtan ve sevindiren durum ise markanın yurtdışında da bilinir olması. Özellikle Hollywood! Brad Pitt Soysuzlar Çetesi'nde, Daniel Craig James Bond filminde de İskender Smokin'i tercih etmiş. Ve tabikide Baba filminde Marlon Brando da İskender Smokin giymiş. Ülkemizde de Holding sahiplerinin ve CEO'ların da birinci tercihi İskender Smokin imiş...